Google

her telden var - Blogcu




her telden var

AnaSayfa Profilim Arşiv Hanımlarbasbasa


Hakkımda

papatyadan herkese sevgilerle..


Kategorilerim

  • cocuklar icin orguler
  • dantel
  • el emeklerim
  • el isi
  • guzellik
  • ilginc fikirler
  • kanevice-boyama-nakıs
  • kemaliye -egin
  • komik resimler
  • orgu
  • orguler
  • papatyalarim
  • resim
  • siir
  • taki
  • video
  • yazilerim
  • yemek tarifleri


  • Yazılarım

    kuru dutlu kek
    papatyacan..
    hayat yolun açık olsun oğlum...
    yeni yazlık bluzlardan örnekler..
    şirin kot takımı
    Sevmek Kıyamamaktır...
    eşimi seviyorum..
    resimlerle şiirlerle geri döndüm
    papatya falı..
    Yalnız papatya..
    sen hiç..
    Sizin kaç dalınız var?‏
    Klavyedeki Sahte Dostluk..
    Meğer ne çokmuşsun bende...
    papatyalı şiirlerrr...
    papatya ya şiir...
    yazlık orgu modelleri superr
    uğur böceği yazlık bluz
    yazlık bolero
    çocuklar için süper yazlık örgü modeller 1
    çok üzgünüm
    boncuklu kazak modeli
    işlemeli çocuk yelekleri
    renkli danteller (yeni)
    örgüye yazı nasıl yazılır


    Son Yorumlarım

    selam
    selam
    papatya
    minikler
    küçük hanımlar
    bu yorumu açmasan da olur canım
    selam
    selam
    merhaba
    selam


    Arkadaslarım

    esila48
    ellerefidanboylumellere
    hacer03
    kadininmutfagi
    kemaliyeegin
    elbistanlm
    kova927
    guldilara
    magicdesignhayaleturet
    dantelce2
    dantelce3
    kerasos
    serpilinhobileri
    hulela
    gelincikler
    zerrinkayhan
    thistime
    harosa
    orgukutusu
    papatya57
    semraca1
    yesildomates
    YapabildiklerimBunlar
    bacilar
    yuksektopuklar
    sevgisiir
    blogcuabla
    cocuklarimiz
    filizylmz
    aferimbana
    balsultan
    kimyager1067
    NRL
    pikola28
    guldefne
    illede
    camurlueller
    mavisim9092
    seraplaherseyyy
    cocuklardayaraticilik
    gulosunhobileri
    blogkimyasi
    laguer
    telkirmayasemince
    sepetim
    lezzetvadisi
    nurtenbegendi
    Kemaliye
    boncukbahcem
    iremcerenhic
    mavis62
    lilax
    filizcehobi
    aysegokce
    nazarboncugu1976
    FiNDuK52
    hobisepetim
    senaz
    papatyaninguncesi
    suyundunyasi2
    didoli82
    emelinmutfagi
    pazaryoluu
    mineninorgusu55
    edaca30
    serapakoglu
    gonuldeneledokulenler
    hobilerimveben2
    handworks
    sinuwa
    snimet
    ngr
    papatya68
    eylulbahcesi
    kamelya1968
    kadinadair
    gulcinhobby
    dnaharikasi
    camurlueller2
    dekorlatif
    kemaliyeposta
    papatyasevenim
    fisununelemekleri
    mutlulukdefteri
    arzumcum
    deryabaykalorgudunyasi
    arzununhobileri
    e1y3
    takidukkani
    deryasozeri
    yuzustu
    nurumca
    yassmintaki
    sefertasi
    fisunlahersey
    290405
    7474632002
    1964anne
    orgumorgum
    makhina


    Bağlantılarım

    * blogcu
    * papatya57(diğer sitem)
    * HOBIDUNYAM
    * hanımlarbasbasa
    * melekler mekanı
    * cafeminel
    * deryali günler


    Zıyaretcılerım


    Page copy protected against web site content infringement by Copyscape
    Web Counter
    users online




    Bannerim


    daisy1







    Eglence










    Dostsıteler

    Image Hosted by ImageShack.us

    http://hulela
    Sevgiyle Yapılan Herşey Güzeldir... illede GÜZELLİKLER PAYLAŞMAK ÜZERE Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
     FiNDuK52 seraplaherseyyy-didoli82 Essiz Lezzeler YEMEK-PASTA TARİFLERİ Photobucket orgucantam



    kuru dutlu kek



    Malzeme
    2 yumurta
    1 su bardağı şeker.
    150 cc süt (3/4 su bardağı)
    1/2 su bardağı sıvı yağ
    1,5 su bardağı un
    kabartma tozu
    vanilya
    tatlı dut olduğu için 1 adet limon kabuğu rendesi koyunuz.
    1 çay bardağı kuru dut (ben beyaz dut kullandım)
    Yapılışı:
    Şeker, yumurta, lmon kabuğu rendeis ve vanilyayı karıştırıcı ile önce yavaş sonra da hızlı programda karıştırın. Süt ve yağı ekleyip karıştırmaya devam edin. En son unu ve kabartma tozunu eleyerek karışam ekleyin. Kek hazırl olunca elinizle ufalayarak dutları koyun. Dutlar hafif olduğundan unlama vb bir işleme gerek yok pişerken yüzeye ilerleyecektir.

    Tarih: , 12/6/2009 Kategori: yemek tarifleri
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    papatyacan..




    Türlü kır çiçekleri arasında

    Yerin çok özel bunu bilesin
    Bazen bir gelinciğe dost
    Kimi zamanda nergizdir sırdaşın

    Bazen bir duvar dibinde açarsın
    Bazen dimdik durursun
    Bazen sebepsiz eğilir başın
    Bazen de aşık başına taç olursun
    Senin yanında çekinmeden
    Ne aşk itirafları olur da
    Kimseciklere söylemezsin

    Varlığın hastaya şifa
    Sevgiliye umuttur
    Seni veren de huzurludur
    Seni alan da
    Kısacası huzursun
    Çocuksu neşesin
    En umutsuz anda
    Açılan falda
    Seviyor diye bağırtansın
    Sevmiyor çıkarsa falda
    Atılıp yeniden bakılansın

    Sen saflığın sembolü
    Gelinlere yakışan
    Sevgiyle yarışan
    Öğrenciden öğretmenine akan sevgi
    Barışın elçisisin
    Seninle dilenir en baba özürler bile
    Sen affettirensin
    Sen var ya sen papatyacan
    Sen cansın
    Candansın

    Tarih: , 2/6/2009 Kategori: siir
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    hayat yolun açık olsun oğlum...






    Sen şimdi hiçbir şeyin farkında değilsin





    O kadar masum ve temizsin ki o kapkara gözlerinle ve sorduğun sorularla tanımaya çalışıyorsun hayatı




    Hayat senin için oyundan birkaç arkadaştan çeşit çeşit oyuncaktan ibaret henüz




    Okul denince de aklına renk renk boya kalemleri el işi kağıtları ve bunlarla yapılan faaliyetler geliyor Bir de küçük bedenine rağmen sabah erken kalkma zorunluluğu




    Daha şimdiden kendince farklı meslekler seçiyorsun Bazen doktor bazen öğretmen bazen subay olmak istiyorum diyorsun






    Geçen gün “ Büyüyünce sadece baba olsam yetmez mi anne? “ dedin Büyüyünce çok mükemmel bir baba olacaksın henüz bilmiyorsun




    Bilmediğin bir bir şey daha var oğlum




    Bu ülkede sana sunulan bu koşullarda istediğin ya da sevdiğin işi yapma şansın o kadar az ki




    Zaman içinde her çocuğun başına gelen senin de başına gelecek
    Okul hayatının çarkları içinde dönerken yaprak testler özel dersler ve dersanelerle tanışacaksın




    SBS OKS ÖSS harflerinin açılımları yaşam biçimin olacak 18 yaş gibi çok erken bir yaşta meslek seçimi yapmak zorunda kalacaksın ve bu koşuşturma içinde elbette senin de bir mesleğin olacak




    Korkum ne biliyor musun?




    Gelecekte karşıma çıkıp da “ Anne –falan- mesleğim oldu ama ben mutsuzum ” demen




    Seni hayata hazırlarken üzerine fazla sorumluluk yüklemek ve istemeden mutlu olmana engel olmak beni şimdiden çok ürkütüyor çünkü her şeyin gelip geçici olduğu şu dünyada mutluluk kadar önemli ve kalıcı hiçbir duygu yok oğlum




    Henüz yolun başındasın hiçbir şeyin farkında değilsin




    İki gün önce sekiz yıl eğitim göreceğin okulun ana sınıfına başladın




    Sen yeni öğretmenin ve arkadaşlarına alışmaya çalışırken onlarla yeni sınıfına doğru yürürken ben de arkandan bunları düşündüm oğlum




    Güle güle




    Hayat yolun açık olsun

    Tarih: , 2/6/2009 Kategori: yazilerim
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    yeni yazlık bluzlardan örnekler..











    Tarih: , 2/6/2009 Kategori: orguler
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    şirin kot takımı




    Tarih: , 2/6/2009 Kategori: cocuklar icin orguler
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    Sevmek Kıyamamaktır...



                                 Sevmek Kıyamamaktır...


    Kim en çok severse bizi, o bize en kıyamayandır, çünkü sevmek, kıyamamaktır. En çok kim kıyamaz bize?

    Eşimiz mi, çocuğumuz mu, sevgilimiz mi, en büyük aşkımız mı, kardeşimiz mi, eşimiz dostumuz, arkadaşımız mı?

    HAYIR!

    Koskoca bir hayır işte! Bize en çok annelerimiz kıyamaz! Çünkü en çok onlar sever bizi.

    Sanat aşkla doludur, en büyük eserler aşkla yazılmıştır, yapılmıştır, bu doğru. Ama aşk öldürür de çoğu zaman, hasta da eder, ser-sefil de eder, ama “anne” sevgisi yaşatır.

    O dünyanın en lezzetli, en uygun sıcaklıktaki, en sevgi dolu besinini “ana sütünü” verdiği gibi verir sevgisini, kendiliğinden, yumuşacık, hiç karşılık beklemeden.

    Anne yavrusuna hiç kıyamadığı gibi, hiç kırılmaz da ona, yine kıyamadığından, o üzülmesin diye kırılmaz. Bir de, yüreği o kadar yumuşak, o kadar yumuşaktır ki, ondan kırılmaz.

    Annenin hiçbir beklentisi yoktur yavrusundan, hiçbir talebi de yoktur. Kolay kolay belli etmez , derdini, kederini, hastalığını, isteklerini.

    Sanki bir tek “sevgi,saygı,ilgi” bekler gibi gelse de, ondan bile vazgeçer bazen, çocuğuna yük ve sorun olmamak için.

    Size herkes kıyabilir, sizi herkes kırabilir, en sevdiğiniz, aşkından deliye dönüp, uğruna ömrünü verdiğiniz, anadan babadan tatlı dediğiniz yar, elinizdekini avucunuzdakini
    yollarına serdiğiniz evlatlarınız.. Ama anne.. Anne hiç kıyamaz yavrusuna, çünkü en çok o sever.. Bir gün ikinci plana düşeceğini, hatta unutulacağını bile bile, hiç esirgemeden, hiç kısıtlamadan, hiçbir şart koşmadan ırmaklar gibi akıtır sevgisini.

    Çünkü o annedir!

    Bu özellik yalnız annelere verilmiştir. O her şeye bunun için katlanır, o her şeyi yüze vurmayışı, o pek çok şeyi görmezden gelişi, o şahane suskunluğu bu yüzdendir.

    Herkes için en büyük temennim; “anne” sevgisi gibi,”kıyamayan” sevgiler

    Tarih: , 2/6/2009 Kategori: yazilerim
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    eşimi seviyorum..




     Vuruldum  eşimi seviyoumrum.....

    Bir varmış bir yokmuş” diye başlar masallar… Ve “onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine” diye son bulur.
    Ortada neler yaşanır o pek bilinmez. Acılar mı çoktur, sevinçler mi? Onu ne yazan olur ne de anlatan.
     Ama gerçek olan mutlulukla biten masallardır. Şu dünyada hemen herkesin öyle bir masalı vardır.
     Kimi masalların sayfalarına kahkahaların resmi çizilir. Kimininkine ise hıçkırıkların hüznü yazılır…
    Peki sizin masalınızda ne yazılar var? Hüzün mü yoksa, neşe mi?”
    Eğer o masala mutluluğun resmini çizmek, mutluluğun şarkısını yazmak istiyorsanız?..
    Önce geçmişteki acıların üzerini çizin. Kötülükleri mazi mezarına gömün.
    Sayfalara “eşimi seviyorum” ve “onu sevmek için bütün yolları deneyeceğim” diye yazın.

    Çirkin olan hiçbir şeyi duymayın, görmeyin. Her söze cevap yetiştirmeyin.
     Gözünüzü kör, kulağınızı sağır edin. Bu dünya her kötülüğü görecek, her söze cevap yetiştirecek kadar uzun değil.

    Eşinizi “sen şöylesin, sen böylesin” diye yıpratmayın. “Sen benim için özelsin, sen bir tanesin” diye motive edin.
    Kameralarınızı kusur ve hatalara değil; güzelliklere çevirin.

    Negatifliği bırakıp, pozitif olun. Etrafınıza mutluluk ışıkları saçın. Çevrenize huzur meltemi estirin.
    Eşiniz aydınlığınızda ferahlamak, huzur melteminizde serinlemek için yanınıza koşa koşa gelsin.
     Acıları orada dinsin. Sıkıntıları orada bitsin. Elem ve keder dağları o güneşte erisin.

    Eviniz, erişilmez dağların zirvesi olmasın. Eşiniz, o fırtınalar arasında tek başına kalmasın.

    Aynı evi, aynı çocukları, aynı odayı ve aynı yastığı paylaşanlar aynı “s e v g i y i” de paylaşsın.
    Aynı mutluluğa imza atsın. Aynı huzura doğru koşsun. Şayet “Ben pozitif olamıyorum ya da ne
    yapsam eşimi mutlu edemiyorum” diyor ve mutluluğu yakalamakta kararlıysanız?

    Hayatta hiçbir şey zor değil. Yeter ki isteyin, yeter ki, başaracağınıza inanın ve gayret gösterin.
    Bir de bol bol, dua edin.

    Unutmayın, yollar, yürüdükçe aşılır. Dağlar tırmandıkça... Evlilik de bir yoldur. Bazen ufak tefek taşlar olur.
    Onları görüp, ümitsizliğe düşmeyin.

    Belki koşarken ayaklarınıza taşlar batar, belki yüreğiniz acır. Sonundaki mutluluğu düşünün.
    Güzel günleri hayal edin…

    Masalınızın sonunun mutlulukla bitmesini istiyorsanız eşinizi sevin...
     Ve önsözü “mutsuzlar” son sözü “ayrıldılar” değil, önsözü “sevgi” son sözü “mutluydular” olsun.

    Tarih: , 2/6/2009 Kategori: yazilerim
    Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

    resimlerle şiirlerle geri döndüm





    hayat bazen öyle sancılı ki
    bazen öyle acımasız ki
    insan yüreği öylesine dolu ki
    söylemek isteyipte söyleyemedikleriyle
    yaşamak isteyip de yaşayamadıklarıyla
    büyük bir umut beslersin yüreğinde
    büyük sevgileri verirsin bazen
    ufacık bir karşılık beklemeden
    yalnızca sevildiğini hissetmek
    geçer yüreğinden,çok şeymi bu?
    beklersin duymak ister yüreğin
    ancak duyamazsın çogu kez
    işte o zamanlar hayallerinin kırıldığı
    kendini en kötü hissettiğin zanlardır
    sanki dünya yıkılmıştır
    altında kalan sen oluşsundur gibi
    hissedersin,gözyaşlarından damla damla
    akıtırsın yüreğindeki son kırıntılarını
    yalnız hissedersin kendini
    tutunacak bir dal ararsın,anlatmak için
    sevgini ve de kendini,bulamazssın çogu kez
    yalnızlıklarına kahredersin
    sevgisizliklerinde birbaşına kalırsın
    gözlerinde yaş,kalbinde umutsuz bekleyiş
    bilmem ki nereye kadar bu gidiş
    değişecek mi kader,hayat gülecek mi
    bir gün bana diye geçer içinden
    ah! ne zor iş sevmek,sevilmek
    Sevipte sevilmediğini hissetmek
    bu yolun sonu nerede bilmeden beklemek
    bekleyipte hep bu yolun yolcusu olmak
    ne zor iş Tanrım sevipte sevilmemek.

    Tarih: , 28/5/2009 Kategori: siir
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    papatya falı..




    gözlerini kapa ve bir dilek tut... ama seni sevdğimi hiç aklından
     çıkarma... ve  aç gözlerini şimdi usul usul yavaşça...
    farz et önünde bir demet papatya ve başla yapraklarını kopartmaya..
    seviyor sevmiyor...

    Tarih: , 28/5/2009 Kategori: siir
    Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

    Yalnız papatya..





    YERYÜZÜNDE SİZİN KADAR YALNIZIM..


    Sayfalar arasında gezerken başıboş sıkıntıyla, yalnız bir papatya resmine rastladım..
    Papatyalar cesur çiçeklerdi bilirdim..
    Onlar umudu simgelerdi hani, baharın simgesi..
    Mütevazi papatyalar..
    Ama yinede kıyamadım, orada öyle yalnız başına kalmasına. Benim sayfamda çok çiçek vardı nasılsa sıkılmazdı, onu buraya getirdim..
    Çünkü aklıma takılmıştı..Papatyalar karanlıktan korkar mıydı?
    Korkarmıydı yalnızlıktan..
    Bilmiyorum doğru yapıp yapmadığımı..
    Belki gerçektan kafasını dinlemeye ihtiyacı vardı..
    Hani bazan olurya, insan yalnız kalmak, başını dinlemek ve olayları değerlendirmek ister ya..
    Papatyanın durumu öyle miydi acaba? Sanmıyorum..
    Papatya öyle sağlam ve dengeli görünüyor ki…
    İhtiyacı yok gibi buna..
    Veya şöyle diyelim belki de benim ihtiyacım var dı, papatyayı sayfamda görmeye..
    Malum kış kapıda..
    Papatya daha kolay dayanmamı sağlar, karakışa..
    Şimdiden özledim..
    İnce boynuyla kırlarda bahar rüzgarıyla salınan zarif papatyayı.
    Bir ilkbahara daha çıkmayı hayırlısıyla ve papatyayı görmek dileğiyle..
    İlkbaharda..

    Tarih: , 28/5/2009 Kategori: siir
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı
    <- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->



    BLOG DESİNG BY EDACA30










    Photobucket
    Get your own Poll!